2010 Dünya Kupası Başlıyor
Dünya Kupası bugün başlıyor. Her şeyin tüketildiği bir dünyada, en az tükettiğimiz futbol değerlerinin başında Dünya Kupası geliyor. Zaman değişiyor, alışkanlıklar değişiyor, hızın ve teknolojinin hâkim olduğu bir dünyada, Dünya Kupası hâlâ dört yılda bir defa geliyor.
Rehberleri aldık, kataloglarımızı edindik, internette Dünya Kupası haberi dışında bir şey okumuyoryuz haftalardır. Şafağımızı saydık bitti, bugün macera başlıyor.
Ossie Ardiles’in güzel bir sözü vardır: “Belki çok hayalperestim ama bir kaleci ve 10 forvetten oluşan bir takımda oynamak isterdim.” Ben de Güney Afrika’da bir ay boyunca herkes 10 forvetle oynarmış gibi hücum oynansın istiyorum, Dünya Kupası’ndan bunu bekliyorum.
Favorim Arjantin, tek favori. Sadece başında Maradona olduğu için favorim; şu yüzden Arjantin, bu yüzden Arjantin değil. Futbol bu kadar güzel bir oyunsa, bu oyunu bu kadar güzel yapmış, sıradışı bir adamın orada olmasından dolayı, vazife icabı, futbola ihanet etmemek adına Arjantin favori…
Tabii ki izlemekten büyük zevk alacağım başka konular da var.
İsmi başarıyla özdeş Capello’yla, türlü başarısızlığın her türlüsünü tatmış İngiltere’nin macerasını izlemek çok zevkli olacak.
Matias Fernandez gibi bir yetenek için, Bielsa’nın “Yılmaz Vurallıkları” için Şili’nin maceralarını izlemek çok zevkli olacak.
Alttan alta zaman geçtikçe iddiasını biraz daha yükseltecek olan Almanya’nın “turnuva takımı olma” dersleri devam edecek mi?
Hollanda ve hücum futbolu, bu defa şeytanın bacağını kırabilecek mi? Yıldızlar topluluğu İspanya’ya çelme takacak kimse var mı? Afrika’dan bir takım çıkıp yine yarı finali, hatta finali zorlayabilir mi? Yeni kimler çıkacak? Nasıl bir futbol anlayışı önümüzdeki dört yıla damgasını vuracak? Bir sürü bir sürü soru var. Bir ay boyunca futbol düşünüp, futbol konuşup, futbolla yatıp, futbolla kalkmak için…
Bugün 11 Haziran, neşe doluyor insan.
Onur Yazıcıoğlu


Cevap